Ne için Sanat(2)

Koskaca bir spektrumu atlayıp gelelim şimdi 0'a.Sıfır yalnız sanatın tezahürüdür.(Yalnızı istediğiniz gibi alabilirsiniz.)Fakat sanat nedir?Bu sorunun cevabı var mıdır?Bu sorunun net bir cevabı yoksa 0'ın da net bir karşılığı yoktur.Sanat tanımlanamazken sanat için sanat demek bana şeyin şeyin demek gibi geliyor.Her neyse.0,Türk sanatında genel olarak saf şiir ile temsil edilir.Haşim'in melankolik akşam tasavvurları,kararan sulara bakarak ağlayan insanlarda bir öneri yoktur.Size tavsiye vermezler.Kendilerini gösterirler.Daha önce incelemesini yaptığım Başımızın Üstünde Bir Bulutun adlı şiir 0'a yaklaşır.0,davanın anlatımı değil kendisidir çoğunlukla.Aynasıdır O'nun.0,yalnız imgelem değildir.saf aklın tezahürü de değildir.İnsanlar sınırlıdır ve ayrıcalıklı olunmadığı sürece eserler genel olarak saf olmazlar.Tek tat'a sahip bir yemek nadir bulunur,saf altın değildir mücevherleri süsleyen ve içtiğimiz su da saf değildir.Eser de bu bakımdan bir birleşimdir,çevreden,ruhtan,başka eserlerden,insanlardan bir sentezdir. Goethe de bunu söyler,Kendi yağında kavrulan dahi yoktur diyerek.Bu yüzden bana göre 0,bir A değildir.Bir alfabedir.Kelimeler kurmaya elverişli yapısı ile,tekliğin asil tek sesliliğinden çokluğun ihtişamlı korosuna geçiştir.Bazen heyecan, tutkudur.Unutulmasın ki kalitesi 0'ın,düşmez çevresindekilerin kalitesi düştükçe.İdealistikle suçlanmak umrumda değil,1 ve 0'ın orada olduğunu bildiğim sürece.0 insan 1 toplumdur.0 her şeyiyle bir günlük,1 destandır.0 ayna,1 kürsüdür.0 aşk,1 sevgidir.0 gün,1 yaşamdır.1 agoradır.0 ise evinde duvarları izleyerek düşünen bir filozofutr.Şu ana kadarki ben,0'ın en güzel tezahürlerini Tanpınar'da gördüm.Misal Yahya kemal'i,Haşim'i es geçmemek lazım ama Tanpınar ayrıdır bende.Yahya Kemal'e bağlılığının şiirlerine de yansıması vardır elbette lakin bu yansıma gölge değil parlaklık verir O'na.Tanpınar destansı 'Şiir Hakkında' adlı yazısında 0'ın en güzel manifestosunu vermiştir bence.Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Bu yazının çok kısıtlı bir deneme olduğu akıldan çıkarılmasın, bütün sanat tarihinin en önemli konularından biri olan bu konuda çokça yazı yazılabilir.
Bu deneme içerisinde son olarak ele almak istediğim 0'da ve 1'de yakın ölçüde yetkinlik ve etkinlikle eser vermiş ve belki de bunu en iyi şekilde başarmış sanatçılardan biri olan Necip Fazıl Kısakürek'tir. Başlarda Sorbonne ile başlayan bohem hayatı ve onun da öncesinde yazdığı birtakım şiirlerinde 0'a yakın bir görüntü çizer. Korkudan, ölümden, hayattan, şehirlerden bahseder. Ölünün Odası şiirine bakın misal. Yahut insanlık tarihinin en güzel eserlerinden biri olan Beklenen şiirine. Kaldırımlar, Bu Yağmur şiirlerine bakınız. Böyle keskin ve net bir üslup, ne muhteşem bir anlatım olanağıdır. Çile'deki imgelemin derinliği dehşete düşürür insanı. Ne ileri Ne Geri şiirindeki billur akışkanlığa bakın yahut. Ve sonra çevirin perspektiflerinizi ve bu devasa dünyanın başka bir noktasında soluklanın. Sakarya Türküsü'ne, Bizim Yunus' a, Zindandan Mehmed'e Mektup'a, tek beyitlik şaheserlere bakın. Böyle geniş bir derya, 0 ile 1 arasını kuşatır. Ve O, piyesleriyle de apayrı bir yer daha bulur kendine bu kuşatma işleminde. 0'ın nadide eserlerinden Bir Adam Yaratmak ile 1'e verilmiş armağanlardan olan Tohum Necip Fazıl'ın yerini netleştirmektedir.
Sanat geniş bir derya, her sokakta farklı bir dünya. 0 ile 1 bu şehrin iki sınırı. Kesişmelerinin ahenginin mi yoksa bağımsız hallerinin deruni harmonisinin mi daha büyük olduğuna artık siz karar verin.
Not:Bu iki yazıda bahsedilen eserlerin okunmasını şiddetle tavsiye ederim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pforta,Kayseri Fen Lisesi,Okul-1

Bir Kayısı Ağacı

DOSTOYEVSKİ